11 Ocak 2013

Zihin Kontrolü

Uzun yıllardır ilgi duyanların tam olarak vakıf olduğu bir konu. Dünya üzerinde, özellikle Hollywood ve Amerika'da sanat, politika v.b. camialarda bazı insanların zihin kontrolü altında olduğundan, çocukluklarından başlayarak ağır bir zihin kontrolü sürecinden geçirilerek, topluma rol model olarak sunuldukları iddia edilir. Peki tam olarak nedir bu zihin kontrolü? Açıklayalım, havada kalmasın...

"...Renklerin insan psikolojisinde ne kadar etkili olduğu yıllardır bilinmek­tedir. Örneğin kırmızı, turuncu ve sarının uyarıcı, mavi ve morun sakinleş­tirici, yeşilin ise uyum sağlayıcı etkileri vardır. Renklerin, seslerin ve şekil­lerin tek tek veya birlikte, belli bir düzende, belli bir sırayla ve hızla hare­ket ettirilmesiyle insanların, özellikle çocukların beynini kontrol altına al­mak mümkündür. Bu prensiple renkli lekeler, sesler ve geometrik şekiller 25. kareye yerleştirilerek “V-666” virüsü üretilmiştir. 666, Hristiyanlıkta “antichrist” yani “deccal”i sembolize eder.

Bu virüs bilgisayar kullanıcısına çok büyük bir kuvvetle etki edebilir. İlk önce belli bir amaçla düzenlenmiş renk lekeleri ki bunlar şekiller içine yer­leştirildiği zaman daha da etkili olabilir, sesler ve görüntüler kullanıcıyı hipnotize eder. Sonra şekillerin ve renklerin programlanan düzene göre değiştirilmesi kalp ritmini ve tansiyonu kontrol altına alır, hastalığa hatta ölüme götürebilir. 1999 yılında sadece Rusya’da, bilgisayar kullanıcıları arasında bu şekilde gerçekleşen, 46 ölüm vakası tesbit edilmiştir. Japon­ya’da 1 Aralık 1997’de “Pokemon” çizgi filmini izleyen 700 çocuk epilepsi nöbetleri ile hastahaneye getirilmiştir. Bu “televizyon epidemisi”ne, kırmı­zı ışığın saniyede 10 ila 3030 defa kesintiler halinde verilmesi yol açmıştır.

Kesintiler halinde hızla geçen kırmızı ışık ilk önce beyin damarlarında spazm, sonra da bayılma, kasılma ve boğulma hissine sebep olmuştur.

Bu tür efektler vasıtasıyla “Psikotron" silahlar üretilmekte, televizyon ekranı ve bilgisayar monitörü aracılığıyla kullanılmaktadır..."


Merak edenler tamamını buradan okuyabilir...

Devam edelim, Amerika dedik, sanat camiası dedik, şu aşağıdaki fotoğrafa bi bakalım;


 

Ooo herkes burdaymış amk. Nerede yetişiyorlar peki; tabi ki Walt Disney'in altyapısından. Hepimizin çocukken çizgi filmlerini (belki de hala) bayıla bayıla izlediğimiz Walt Disney kim peki? 


 

Aha bu dayı işte! 33. derece mason, aşmış yani... Fotoğrafa dikkatli bakarsanız kravatında Amon Ra'nın göz sembolünü taşıdığını görürsünüz. Yukarıdaki ergenler "Olmuşları toplayalım" kıvamına geldiklerinde nasıl pozlar vermişler ona bir bakalım;

 



 
Güzel dimi, Deccal her yerde...

Bu da Disney'den bir görsel. Ne lan o sol taraftaki? 666 mı yoksa?

https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEglwCvdYnW9SuJWjG6W6IrBN8mhiMDJHTfPsfYyvyq0LNLE4TJNYQ424B15q9hO3RLrzifKe-vJNjIh1gVWKKsxbxmeEGY7I7OOOxaPwzXWBYAizs365Ry9FB9BjOb7A6SKKwoCbD8LVHY/s1600/666a.h40.jpg 

Buraya kadar herşey tamamsa konuyu bağlayalım artık. Size zihin kontrolü altında oldukları apaçık belli olan ünlülerin videolarını izleteceğim ama en bombasını en sona sakladım. Şunları bi izleyelim sizce bu videolarda sergilenen hareketler normal mi? Buyrun;


 Ann Nicole Smith



 Bu da Britney ablamız...


Veee işte son video. Bu adam Amerika'nın eski başkanı Bill Clinton. Bir kukladan ne farkı var sizce?


Dağılmış amcam...

Hiçte normal değil, kesinlikle. Aytunç Altındal bir ay kadar önce katıldığı bir programda "Türkiye'de hepimizin çok yakından tanıdığı bir siyasetçi zihin kontrolü altında tutuluyor ama tabi ki isim veremem" diye bir açıklama yaptı. Bu da çok enteresan. Bu şekilde araştırırsanız bunlardan internette binlerce var zaten. Yeter ki biraz merak edin etrafınızda olanları, sorgulayın. Kısacası ayık olun, hadi eyvallah...






Hiç yorum yok: