05 Şubat 2013

Biz Sadece Kolpa Demiştik! +18

Ama siz sıçtınız, üstüne de bok yazdınız... 

Şimdiden uyarayım sert olacak biraz, istemeyen uzak dursun, okumasın.

Mevzu şu: (Gün, saat vermeyeceğim reklamı olmasın, bilen biliyor zaten) Başbakan'ın damadının tv'sinde yayınlanan Karadayı diye bir dizi var. Ülkece dizi manyağı yapıldığımız için alayımız biliyordur bunu. Bu bahsi geçen dizinin son yayınlanan bölümünde şöyle bir olay yaşandı:





Videonun kalitesi düşük, çekimi telefonla yapılmış fakat derdimizi en iyi anlatabileceğimiz görsel olduğu için bunu seçtik. Mahkeme salonlarından aşina olduğumuz "Adalet Mülkün Temelidir" yazısının altındaki Mustafa Kemal Atatürk imzası karartılmıştı. Daha doğrusu öyle sanıyorduk. Öğlen düşen haberlerde bazı kaynaklar bunu bu şekilde verdi. Bu videoyu seyredince anlaşılıyor ki yazıyı karartmışlar verilen bölümde fakat kesmemiş bundan önce yapılan bir işlemle yazı yerinden sökülmüş! 29' ve 33'. saniyeler arası rahatlıkla görülebiliyor.

Bu zihniyeti tahayyül edebilmek için, bu grubun gazetesi Türk basın tarihine geçecek şöyle bir işe imza atmışlardı bir süre önce. Sabah Çıtayı Yükseltti!

Çok kısa süre önce şöyle şeylerin de yaşandığı güzide ülkemizde bu yapılana şaşırdık mı? Hayır.





 






Görmeyenler görsün, unutanlar hatırlasın diye...

Sen orda masabaşında, bezelye kadar beyninle; "Nasıl bir katakulli yaparım da yaşadığım rezil, kepaze, pespaye hayatı bir kademe daha üste taşırım" diye düşünüp, yapa yapa ordaki imzayı silmek geliyosa aklına hiç kusura bakma ama senin o aklını da sikeyim, beynini de!

Devir yalakalık, yağdanlık, seyrek bıyık devri. Kafanızın üstünde oturup anca bu tür rezilliklerle şıçıyorsunuz da sıvıyorsunuz da. Sanıyor musun ki ey vatansız, atasız, mikro beyinli makro yavşak: Bu hareketler Mustafa Kemal'e, bu ülkenin kurucularına kara çalar, pislik sıçratır. Bunlar sineğin boka yapışıp kaldığı gibi üstünüze, başınıza yapışıp kaldı bilesiniz. Bir de bilesiniz ki; bu devir geçer, o imza sadece oraya değil her yere tekrar atılır, o tablolar hakettiği yere yeniden asılır, o fotoğraf kareleri değişir! Peki siz o zaman kaybettiğiniz (bence asla da sahip olmadığınız) insanlığınızı nerelerde arayacak da nerelerde bulacaksınız? Tepenize kadar battığınız bok çukurlarında mı, kuburlarda mı?

Siz bunları yaparak iyice silkeleyin de, yeter ki düşsün aramızdaki çürük elmalar yine sizlerin yanına... İmzayı silmiş, tabloları atmış, ezik misin oğlum, ergen misin lan sen? Bunlar ne kadar basit hareketler. Kime neyi unutturacaksın, nasıl unutturacaksın? Ne gözümüzden düşer Mustafa Kemal, ne de gönlümüzden! TV'lerinizden yıllardır, sabahlara-akşamlara kadar bu ülkenin bütün değerlerine ağzınızdan salyalar saçarak saldırdınız da ne oldu, ne değişti. Bir gram azaltabildiniz mi halkın içindeki sevgiyi, saygıyı?

Sen en iyisi ne yap biliyor musun? O kurumuş kalbini, taşlaşmış vicdanını, bezelyeden ibaret beynini de al git, ağababalarının çiftliğinde oyna! Son söz mü? Yok lan son söz falan, hadi şimdi siktir git!!!