12 Ocak 2013

Bokunu Çıkarsaydınız!

Bu altta izleyeceğiniz klibe yorum falan yapmayacağım. Zira klibin toplam süresine bakarsanız zaten ne demek istediğimi anlayacaksınız.


Dikkat: Çok yoğun masonik semboller içerir. Hatta sembol olmayan bi sahneyi yakalayan okuyucularımıza da çoook sürpriz hediyeler vereceğiz. Burdan alayım sizi;





Ne hoş dimi? Bir de şunu verelim, konuyu kapatalım şimdilik. Windows 8 tanıtım müziği, buyrun izleyin...




Şimdilik bu kadar devam edeceğiz...

11 Ocak 2013

Zihin Kontrolü

Uzun yıllardır ilgi duyanların tam olarak vakıf olduğu bir konu. Dünya üzerinde, özellikle Hollywood ve Amerika'da sanat, politika v.b. camialarda bazı insanların zihin kontrolü altında olduğundan, çocukluklarından başlayarak ağır bir zihin kontrolü sürecinden geçirilerek, topluma rol model olarak sunuldukları iddia edilir. Peki tam olarak nedir bu zihin kontrolü? Açıklayalım, havada kalmasın...

"...Renklerin insan psikolojisinde ne kadar etkili olduğu yıllardır bilinmek­tedir. Örneğin kırmızı, turuncu ve sarının uyarıcı, mavi ve morun sakinleş­tirici, yeşilin ise uyum sağlayıcı etkileri vardır. Renklerin, seslerin ve şekil­lerin tek tek veya birlikte, belli bir düzende, belli bir sırayla ve hızla hare­ket ettirilmesiyle insanların, özellikle çocukların beynini kontrol altına al­mak mümkündür. Bu prensiple renkli lekeler, sesler ve geometrik şekiller 25. kareye yerleştirilerek “V-666” virüsü üretilmiştir. 666, Hristiyanlıkta “antichrist” yani “deccal”i sembolize eder.

Bu virüs bilgisayar kullanıcısına çok büyük bir kuvvetle etki edebilir. İlk önce belli bir amaçla düzenlenmiş renk lekeleri ki bunlar şekiller içine yer­leştirildiği zaman daha da etkili olabilir, sesler ve görüntüler kullanıcıyı hipnotize eder. Sonra şekillerin ve renklerin programlanan düzene göre değiştirilmesi kalp ritmini ve tansiyonu kontrol altına alır, hastalığa hatta ölüme götürebilir. 1999 yılında sadece Rusya’da, bilgisayar kullanıcıları arasında bu şekilde gerçekleşen, 46 ölüm vakası tesbit edilmiştir. Japon­ya’da 1 Aralık 1997’de “Pokemon” çizgi filmini izleyen 700 çocuk epilepsi nöbetleri ile hastahaneye getirilmiştir. Bu “televizyon epidemisi”ne, kırmı­zı ışığın saniyede 10 ila 3030 defa kesintiler halinde verilmesi yol açmıştır.

Kesintiler halinde hızla geçen kırmızı ışık ilk önce beyin damarlarında spazm, sonra da bayılma, kasılma ve boğulma hissine sebep olmuştur.

Bu tür efektler vasıtasıyla “Psikotron" silahlar üretilmekte, televizyon ekranı ve bilgisayar monitörü aracılığıyla kullanılmaktadır..."


Merak edenler tamamını buradan okuyabilir...

Devam edelim, Amerika dedik, sanat camiası dedik, şu aşağıdaki fotoğrafa bi bakalım;


 

Ooo herkes burdaymış amk. Nerede yetişiyorlar peki; tabi ki Walt Disney'in altyapısından. Hepimizin çocukken çizgi filmlerini (belki de hala) bayıla bayıla izlediğimiz Walt Disney kim peki? 


 

Aha bu dayı işte! 33. derece mason, aşmış yani... Fotoğrafa dikkatli bakarsanız kravatında Amon Ra'nın göz sembolünü taşıdığını görürsünüz. Yukarıdaki ergenler "Olmuşları toplayalım" kıvamına geldiklerinde nasıl pozlar vermişler ona bir bakalım;

 



 
Güzel dimi, Deccal her yerde...

Bu da Disney'den bir görsel. Ne lan o sol taraftaki? 666 mı yoksa?

https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEglwCvdYnW9SuJWjG6W6IrBN8mhiMDJHTfPsfYyvyq0LNLE4TJNYQ424B15q9hO3RLrzifKe-vJNjIh1gVWKKsxbxmeEGY7I7OOOxaPwzXWBYAizs365Ry9FB9BjOb7A6SKKwoCbD8LVHY/s1600/666a.h40.jpg 

Buraya kadar herşey tamamsa konuyu bağlayalım artık. Size zihin kontrolü altında oldukları apaçık belli olan ünlülerin videolarını izleteceğim ama en bombasını en sona sakladım. Şunları bi izleyelim sizce bu videolarda sergilenen hareketler normal mi? Buyrun;


 Ann Nicole Smith



 Bu da Britney ablamız...


Veee işte son video. Bu adam Amerika'nın eski başkanı Bill Clinton. Bir kukladan ne farkı var sizce?


Dağılmış amcam...

Hiçte normal değil, kesinlikle. Aytunç Altındal bir ay kadar önce katıldığı bir programda "Türkiye'de hepimizin çok yakından tanıdığı bir siyasetçi zihin kontrolü altında tutuluyor ama tabi ki isim veremem" diye bir açıklama yaptı. Bu da çok enteresan. Bu şekilde araştırırsanız bunlardan internette binlerce var zaten. Yeter ki biraz merak edin etrafınızda olanları, sorgulayın. Kısacası ayık olun, hadi eyvallah...






Pompalamasyon, Full Animasyon!!!

Bu medya bi alem. Bunlara ilerleyen süreçte iyice bi girişeceğim, planlarım arasında ;) Yaptıkları haberler, özellikle internet kullanıcılarını aptal yerine koymaları v.s. Şimdi konumuza dönelim. Yine; "Yabancı bir cisim yaklaşıyor kaptan" haberiyle karşılaştım sabah sabah ve sinirlerim zıpladı. Buyrun, haberi okuyun devam edelim...

Dünya’ya çarpacak mı?

"Kötülüğün tanrısı" Apophis’in adı verilen göktaşının sanıldığından daha büyük olduğu ortaya çıktı.

2004 yılında keşfedilen ve siyah rengi nedeniyle Antik Mısır’ın “karanlığın ve kötülüğün tanrısı” Apophis’in adı verilen göktaşının sanıldığından daha büyük olduğu ortaya çıktı.

Önceki gün yine Dünya’ya 14.5 milyon kilometre yaklaşan Apophis’in çapının 270 metre değil 325 metre olduğu hesaplandı. Bu da siyah göktaşının kütlesinin tahmin edilenden yüzde 75 daha büyük olduğu anlamına geliyor. Avrupa Uzay Ajansı’ndan astronomlara göre bu büyüklükteki bir göktaşı Dünya’ya çarparsa Hiroşima’ya atılan atom bombasından 25 bin kat daha büyük bir etki yaratabilir. Göktaşı karaya düşerse, Türkiye büyüklüğünde bir alandaki bütün canlıları yok eder.

Olasılık Yüzde 2.7

Bilim insanları şimdi Dünya’ya bu denli risk yaratan göktaşının çarpma olasılığı hesaplamaya çalışıyor. Yedi yıl önce göktaşının 2013’ten sonra 2029 ve 2036’da Dünya’ya yeniden yaklaşacağı hesaplanmıştı. Apophis’in 2036 ziyaretinde çarpma olasılığı 25 binde bir gibi çok düşük bir olasılık. Asıl kritik olansa 2029 ziyareti. Bazı uzmanlar Apophis’in Dünya’yı vurmasının yüzde 2.7 gibi yüksek olasılık olduğunu iddia ediyor.

İşte haber bu. Nerden alındığı hiç önemli değil çünkü birçok yerde bu klişelerle yayınlanmış. Belirli periyotlarla bu tarz haberlerin çıktığına şahit oluyoruz. Ben çocukken Halley'i hatırlıyorum mesela. Aha da bu arkadaş...


   


 Halley Kuyruklu Yıldızı


En son Marduk denen rezaleti, televizyonların, basının 'Kıyamet' pompalamasıyla, nerdeyse her dakika Allah'a şirk koşan (Bilerek veya bilmeyerek farketmez-ne diyoruz en başından beri "En büyük günah aptallıktır") soytarıları izlemedik mi? Neyse; bunun gibi düzinelerce haber okuduk. Hepsi de aynı klişelerle yazılmış; Nasa'ya ya da bi yerlere dayandırılan, dünyaya hızla yaklaşıyor gibi görünen bir görselin eşlik ettiği, sınırsızca korku pompalayan öğelerle bezenmiş birbirinin aynı haberler. Bu seferkine bir de isim takmışlar. "Kötülüğün Tanrısı" Apophis. Çok afilliymiş hakkaten! Okuyunca insan bir ürperiyor. Peki hacı kimmiş la bu Apophis? Bi bakalım mı?


                                          
                                                      Alttaki kıvrak eleman: Apophis

Apophis: Mısır mitolojisinde, Nun'un suyu dedikleri ve kutsal ilan ettikleri Nil Nehri'nde yaşayan çok büyük bir yaratıktır. Yılan veya timsaha benzediği söylenir. Şeytani bir cin/iblis olan Apophis karanlığın ve kaosun simgelerindendi. Varlığına dair inanç Orta Krallık döneminde ortaya çıkmış ve daha sonraki hanedanlıklar boyunca da devam etmiştir. Bazı söylentilere görede de Ra her gün doğumunu başlatmak için 12. kapıya geldiğinde onu durdurmaya çalışırmış. Ayrıca Set'in firavunluğunu kaybetmesinden sonra Apophis'le Ra'ya karşı birleştikleri de söylenir. (Kaynak: Wiki)

"Ulan arkadaş, koyacak başka bir isim bulamadınız da karanlığı ve kaosu simgeleyen bu yaratığın (tanrıymış kendileri) ismini mi taktınız, bu herşeyden habersiz göktaşına?" diye sormayacağım. Ki oraları geçeli çok oldu. Çünkü genellikle NASA kaynaklı çıkan bu haberleri, başka bir veri ışığında görmek daha mantıklı geliyor bana. Bunlara bakalım bir de;

Bu NASA'nın logosu...

Bunlarda uzaya yeni fırlattıkları casus uyduların logoları. Burdan buyrun;



Çift başlı ejderha; piramitin içinden 
çıkmış dünyaya mı yönelmiş?



 Simsiyah bir panter...


https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEioTha4W0zSiTBiaERRn6T20Tg_t73y-oRPz2nlpTMIlZxo42_wiJOE8w8-3Iy_p-JW8CnM8McpzEAKKZ3CcD8Q4CWqF5B_M8p8ANpzLrZbVusXEK0rv0UGqDa9uU1-0Ce1znViLFBZyocK/s1600/nrol.jpg

Çüşş ak. Bunu açıklayamıyorum, ne ki acaba?



https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEiCcsJw1qsSHVajdPljDiBrdxO10fPPhddR3lTWSHPmKkv4p7x9NXCjgQKyOBSnpCN0qFlfH4K9Hk6o7wD0kO_Fw5yMnNNpq6ZK1trYuZbBYkMq4W6i1a8V4JwwuxLNgyll7FncH0Dnx_K3/s1600/nrol666.png

Bu da son. Şeytan, 66 v.s.


Bu yukarıdaki görsellerle, NASA'yla ilgili bir fikrimiz oluşmuştur. Burada kullanılan sembollerin hepsi; masonik-illuminati sembolleri.. Buradan daha fazlasını görebilirsiniz:

Bir görsel daha paylaşalım da taşlar yerine otursun isterseniz:


https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEifTVTIm7qpCzmudjcML3NTWlnyqRntuAORpFQ-JBACDuOymnoPKpGAQBH_qQs_sQ5UuDoIM5kVx3CsAbEFOA-lpzEMsLiUio5P8j5fAll9fxigzZs42TYgbfxFQ0vVTw8Ld1CV42-dnB8p/s1600/cia.gif


Bu da Amerikan'ın 16 istihbarat örgütünün logoları. Piramitten göze, teraziden kılıç-kalkana her türlü sembol mevcut. Şaka la şaka, kılıç kalkanın ne işi var, ama diğerleri orda! Bunlar neyi simgeleyen semboller, bu örgütlerin gerçek sahipleri kimler? Herşey apaçık ortada değil mi? Gözümüze gözümüze sokuyorlar "Biz burdayız, sizi izliyoruz" diye. Ayık olursan farkedersin, bakış açını değiştirirsen büyük resmi görebilirsin...

Bu adamlar yıllardır dünyayı, korku pompalayarak, savaşlar çıkararak, medya kanallarıyla kendi amaçları için şekillendiriyorlar, dizayn ediyorlar. 21 Aralık'a uzanan süreçte, inanılmaz bir şekilde bombardımana tuttukları ve bu bombardımanın içinde sık sık duyduğumuz New Age (Yeni Çağ) saçmalığı da bu kara propagandanın sadece bir parçası olarak gözümüze çarpıyor. Yok işte yeni bir aydınlanma (sübliminal msj ayık ol!: illumina:aydınlanma) çağına girmişiz, yeni nesil indigo çocuklardan olacakmış, uzaylılarla iletişime geçecekmişiz falan. Sizin ben hayal dünyanızı ...eyim! Nasıl bir kafa lan bu?!?

İşte koptuğum nokta tam da burası; güzel ülkemizin güzide basını, sen tam olarak neye alet edevat olduğunun farkında mısın? diye de sormayacağım, vazgeçtim, çünkü şu ödül geldi aklıma. Bakın bi ne görüyorsunuz???



  Bu ödüllerin afişi...


 Bu da muhteşem ödülümüzzz...


Yok lan tek göz (deccalin gözü) falan değildir o. Ben kıçımdan uyduruyorum. Masonik sembol hiç değildir...

Neyse, başlarken bu kadar uzun olacağını tahmin etmemiştim. Keyifle okumanız ve olaylara farklı bakış açısıyla yaklaşabilmeniz dileğiyle...

Not: Bu işlere michael'in bloğunu okuyarak bulaştım. Aha linki: http://michaelsikkofield.blogspot.com 
Uzun süre araştırdım, izledim, okudum ve kendimce bir fikir sahibi oldum. Burası bi işe yarar, size de düşündüklerimi aktarırım diye planlıyorum. Hayırlısı bakalım!

O göktaşı da kolpa basının kafasına düşsün inşallah! Bi bitmediniz ak...