Bir de şöyle bir yazısı var ki -en iyisidir bence-, eklemeden geçemeyeceğim...
Mustafa
Babası öldü.
Yetim büyüdü.
Üvey evlat oldu.
Tutuklandı.
Hapse atıldı.
Sürüldü.
İşsiz kaldır.
(Şöyle yazıyordu o sıkıntılı günlerde kaleme aldığı günlüğüne:
Harcamalarım fazla değil, zira gelirim hep az.)
Hastalandı...
Böbreklerinden.
Vuruldu... Göğsünden.
Mesleğinden atıldı.
İdama çarptırıldı.
Kardeşleri öldü.
Çocuğu olmadı.
Boşandı.
Karaciğeri iflas etti.
Evet...
Mustafa Kemal bu.
O ney laaan! Bahisklavuz'da gördüm makas-ı şerif diye... Kurulacak bütün cümleler yersiz, yetersiz, anlamsız. Ebemin ...... tersten görmüş gibi oldum. Şaka desen maalesef değil, akıl tutulması desen önce aklı bulman lazım-kesmez, zaytung haberi hiç değil. Ne derim ki? Green Park Pendik'teymiş gidin, görün derim.