30 Aralık 2012

Denemek Lazım, Tutar Belki!

Yılmaz Özdil'in Başbakan'a naçizane önerisi... Buyrun:




Bir de şöyle bir yazısı var ki -en iyisidir bence-, eklemeden geçemeyeceğim...

Mustafa


Babası öldü.
Yetim büyüdü.
Üvey evlat oldu.
Tutuklandı.
Hapse atıldı.
Sürüldü.
İşsiz kaldır.
(Şöyle yazıyordu o sıkıntılı günlerde kaleme aldığı günlüğüne:
Harcamalarım fazla değil, zira gelirim hep az.)
Hastalandı...
Böbreklerinden.
Vuruldu... Göğsünden.
Mesleğinden atıldı.
İdama çarptırıldı.
Kardeşleri öldü.
Çocuğu olmadı.
Boşandı.
Karaciğeri iflas etti.
Evet...
Mustafa Kemal bu.

Yarın, 23 Nisan...
"Neşe doluyor insan" klişeleriyle falan olmuyor bu iş.

Evladı olmayan bir yetimin, duygularını anlatın...
Anlatın ki, o yetimin, evlatlarımıza bıraktığı hediyenin kıymetini anlasın evlatlarımız.

Bu bayram, onlara anlatıldığı gib, folkorik bir müsamere coşksundan ibaret değil çünkü... Anlatın ki, kökeninde barınan derin hüznü kavrasınlar.

 İşte liste yukarıda.
Kısacık ömründe bir insanın başına ne felaket gelebilirse, gelmiş... Bunu anlatın.

Direnen...
Teslim olmayan ruhu anlatın.

Korkmasınlar engellerden.
Korkmasınlar yalnız kalmaktan.
Korkmasınlar işsizlikten.
Korkmasınlar parasızlıktan.
Korkmasınlar alçaklardan.
Korkmasınlar  doğrulardan.

Yürek dediğin...
Sadece organ değil arkadaş.
Bunu anlatın.

Hiç yorum yok: